“Bu takım sahada gerçekten çok baskı kuruyor” cümlesini bir maç yorumcusundan defalarca duymuşsunuzdur. Ama bu izlenim, öznel bir gözlemden öteye geçebilir mi? Bir takımın rakibe ne kadar “nefes aldırmadığını” somut bir sayıya dökmek mümkün mü? İşte modern futbol analitiğinin bu soruya verdiği cevaplardan biri: PPDA (Passes Allowed Per Defensive Action), yani “Savunma Hareketi Başına İzin Verilen Pas Sayısı”.
PPDA Aslında Neyi Sayıyor?
Formül şaşırtıcı derecede basit: sahanın belirli bir bölgesinde (genelde rakibin kendi yarı sahasının yakınındaki, hücuma geçiş yaptığı bölge), rakibin yaptığı toplam pas sayısını, sizin takımınızın yaptığı savunma hareketlerinin (top kapma, araya girme, faul) sayısına bölüyorsunuz. Sonuç, “rakibe topu kaybettirmeden önce ortalama kaç pas atma izni verdiğiniz” anlamına geliyor.
Mantık şu: eğer bir takım agresif bir şekilde pres uyguluyorsa, rakip topu uzun süre elinde tutamaz — birkaç pas sonra top kapılır ya da bir faul yapılır. Bu durumda PPDA değeri düşük çıkar. Tam tersine, eğer bir takım geride durup rakibi beklemeyi tercih ediyorsa, rakip uzun pas serileriyle sahada rahatça ilerleyebilir ve PPDA değeri yükselir. Kısacası: düşük PPDA = yoğun pres, yüksek PPDA = pasif/derin savunma.
Neden Sadece “Top Kapma Sayısı” Yeterli Değil?
İlk bakışta akla gelen soru şu olabilir: neden direkt “kaç top kaptınız” diye bakmıyoruz? Sorun şu ki, ham top kapma sayısı, sahanın neresinde olduğunuzu ya da rakibin ne kadar topa sahip olduğunu hesaba katmıyor. Bir takım maçın çoğunda topa sahipse, doğal olarak rakibinin de daha az top kapma fırsatı olur — ama bu, o takımın pres uygulamadığı anlamına gelmez. PPDA, bu sorunu rakibin pas sayısını payda alarak çözüyor; yani ölçüm, mutlak sayılar yerine bir oran üzerinden yapılıyor.
PPDA’yı Diğer Metriklerle Birlikte Okumak
PPDA tek başına güçlü bir sinyal versede, izole bir şekilde okunduğunda yanıltıcı olabilir. Örneğin bir takımın PPDA’sı çok düşük (yani çok agresif pres uyguluyor) olabilir, ama bu pres başarısız olup rakibe hızlı geçişlerle tehlikeli pozisyonlar veriyor olabilir. Bu yüzden PPDA’yı, sahadaki her hareketin gol olasılığına katkısını ölçen Expected Threat (xT) yazımızda anlattığımız gibi başka metriklerle birlikte değerlendirmek gerekiyor — bir takımın ne kadar agresif pres uyguladığı kadar, bu presin ne kadar etkili olduğunu da anlamak önemli.
Benzer şekilde, bir takımın pres sonrası topu kazandığında ne yaptığını görmek için pas ağları yazımıza da göz atabilirsin; PPDA size “ne kadar baskı” sorusunun cevabını verirken, pas ağları “o baskıdan sonra oyun nasıl şekilleniyor” sorusuna cevap veriyor.
Gerçek Hayattan Bir Örnek: Yüksek Pres Ekolü
Son on yılda Avrupa futbolunda “gegenpressing” ya da “yüksek pres” adı verilen oyun felsefesinin yükselişi, PPDA gibi metriklerin popülerleşmesinde büyük rol oynadı. Bu felsefeyi benimseyen takımlar genelde lig ortalamasının belirgin şekilde altında bir PPDA değerine sahip oluyor — yani rakibe neredeyse hiç nefes alma alanı bırakmıyorlar. Bu tarz istatistiksel örüntüleri kendi başınıza incelemek isterseniz, gerekli ham veriye nereden ulaşabileceğinizi futbol verisi kaynakları rehberimizde anlattık.
PPDA’yı Kendiniz Hesaplayabilir misiniz?
Evet — PPDA’nın matematiği o kadar basit ki, olay bazlı (event-level) veriye sahip olduğunuzda kolayca hesaplanabiliyor. İhtiyacınız olan tek şey, bir maçtaki tüm pasların ve savunma hareketlerinin sahadaki konumlarını içeren veri. Bu tür bir veriyle ilk görselleştirmenizi yapmak isterseniz Python ile şut haritası çizme rehberimiz size benzer bir teknik altyapı kazandıracaktır — aynı mantıkla bir PPDA hesaplaması da yapılabilir.
Kaynağına İnmek İsteyenler İçin
PPDA metriği, futbol analitiği camiasında Colin Trainor tarafından 2010’ların ortasında popülerleştirildi ve kısa sürede pres yoğunluğunu ölçmenin standart yollarından biri hâline geldi. Metriğin teknik tanımını ve hesaplama detaylarını profesyonel bir veri sağlayıcısından görmek istersen, Wyscout’un resmi PPDA açıklamasına göz atabilirsin.
Son Söz
Bir sonraki maçta “bu takım çok baskı kuruyor” dediğinizde, artık bunun arkasında somut bir sayı olduğunu biliyorsunuz. PPDA, futbolun gözle görülen ama tanımlanması zor bir yönünü — pres yoğunluğunu — basit ama etkili bir orana indirgiyor. Modern taktik analizinde xG ve xT kadar sık başvurulmasa da, bir takımın oyun felsefesini anlamak için vazgeçilmez bir araç.