Bir araştırma binlerce kişiyle yapılmış olabilir; ama yanlış kişilerle yapıldıysa sonucu baştan çürüktür. Buna örnekleme yanlılığı denir ve yanlış verinin en sinsi kaynaklarından biridir. Bu yazıda nasıl oluştuğunu ve nasıl fark edileceğini ele alıyoruz.
Örnekleme yanlılığı nedir?
Bir örneklem, hakkında konuştuğu kitleyi doğru temsil etmiyorsa örnekleme yanlılığı vardır. “İnternet anketiyle ölçtük” dediğinizde aslında yalnızca o siteye girenleri ölçmüş olursunuz; sonucu tüm topluma genellemek yanıltıcı olur.
En sık görülen türler
Seçim yanlılığı (kolayına gelen kişilere sormak), gönüllü yanlılığı (yalnızca istekli olanların katılması) ve en meşhuru hayatta kalma yanlılığı. Sadece “başaranlara” bakıp başarısızları görmezden gelmenin nasıl yanılttığını survivorship bias yazımızda ayrıntılı anlattık.
Nasıl korunulur?
Altın kural, örneklemin rastgele ve temsili olmasıdır: kitledeki herkesin seçilme şansı olmalı. İyi tasarlanmış bir örneklem, sonuçların etrafına kurulan güven aralığının da anlamlı olmasını sağlar. Tanım için seçilim yanlılığına bakabilirsiniz.
İşin hocası ne yapar?
İşin hocası bir sonuç duyunca önce “bunu kime sormuşlar?” diye sorar. Çünkü kötü bir örneklem, ne kadar büyük olursa olsun, doğruyu söylemez.
İlgili yazı: Merkezi Limit Teoremi
